31 Mart 2014 Pazartesi

KABAHATİN ÇOĞU...



Büyük bir çekişmenin yaşandığı yerel seçimlerde çok sayıda usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü. Dün henüz sandıklar açılmadan, çok sayıda internet sitesi ve twitter üzerinden tüm Türkiye'den gelen bildirimler paylaşıldı. Seçimlerde vatandaşlar henüz oylarını kullanırken yapıldığı iddia edilen hilelerden bazıları şöyle:
"Ak Parti'ye 'evet' basılı oy pusuluları yakalandı"
- Bitlis Tatvan'da, Gaziantep'te, İstanbul Sultanbeyli'de, Pendik'te, Mardin Midyat'ta, Antakya'da Ak Parti'ye "evet" mührünün basılı olduğu toplu oy pusulaları ele geçirildi. İstanbul Avcılar Süleyman Nazif Lisesi'nin arşivinde söz konusu oy pusulalarından 627 adet bulundu.
- İstanbul Kartal'da Şeyh Şamil İlkokulu'nda bir poşet Ak Parti'ye evet mührü basılmış oy bulundu. Fotoğrafları yayımlandı.
- Ankara Keçiören Rauf Denktaş Anadolu Lisesi'nde Ak Partili bir kadının oy kullanmaya gelenlere hazır basılmış oy pusulaları dağıttığı tespit edildi.
- Bitlis Tatvan'da ve Erzurum Yakutiye'de sandıklarda zarf ve oy pusulalarının, sandık kurulu başkanları tarafından evde mühürlenip getirildiği tespit edildi. Tutanak tutuldu.
"Refakatçiden Ak Parti'ye mühür"
- Bitlis Tatvan'da, İzmir Konak'ta ve Ankara Batıkent'te birden fazla sandıkta oy kullanmak isteyen vatandaşlar yakalandı. Tutanakları tutuldu. Bursa Orhangazi'de bir kişinin 5 kez oy kullandığı belirlendi.
- Ankara Altındağ'da bazı seçmenler, kendi yerlerine oy kullanıldığını ve imza atıldığını gördü. Oylarını kullanamadı.

- Ankara Batıkent'te, oy veren bazı vatandaşların, gösterilen adreslerde oturmadıkları anlaşıldı. Yeni yapılan ya da inşaat halindeki binalarda kayıtlı seçmenlerin oy kullandığı tespit edildi.
"Tercih mühürleri çalındı"
- İstanbul Okmeydanı'nda Büyükşehir Belediyesi'ne ait otobüslerle Ak Parti'li seçmenlerin taşındığı görüldü.
- İstanbul Şişli'de, Isparta'da bazı sandıklarda belediye başkanlığı seçimi için pusula verilmediği tespit edildi. Tutanak tutuldu; oylama durduruldu.
- İstanbul'da ve Ankara'da, çok sayıda sandığın mühürsüz olduğu belirlendi.
- İstanbul Esenyurt ve Fatih'te, İzmit Kuruçeşme'de tercih mühürleri çalındı.
"Suriyeliler oy kullandı"
- Antalya Meydankavağı mahallesinde sandık görevlileri, bazı seçmenlerden kullandıkları oyun bulunduğu zarfın üzerine de mühür basmalarını istedi.
- Urfa Bozova'da vatandaşlar
a açık oy kullandırıldı.
- Ankara'da, Mersin'de, İzmit'te geçici vatandaşlık belgesi ile bazı Suriyeliler oy kullandı.
http://www.ulusalpost.com/yerel-secim-hileleri-yuh-artik-dedirtti-9303h.htm
 Yaklaşık üç sene önce genel seçimlerden sonra can sıkıntısı ile bu şiiri paylaşmışım. Neredeyse geçen 33 ay içinde Türkiye’nin yaşadıklarını hiçbir ülke yaşamadı. Çağdaş toplumların paylaştığı özgürlükler birer birer elimizden gidiyor. Ülkeden geçtim hatta illerden geçtim ilçeler bazında insanlar her geçen gün biraz daha kamplaşıyor ve ayrışıyor. Öyle ki bir ilçede %70 olan oy hemen yanındaki ilçede %15’e düşüyor, bir başkasında Yüzde 74’e vuruyor.

Öyle ki, il merkezinden yaklaşık 2 saat uzaklıktaki ilçede verilen oylar benim büyük şehir belediye başkanımın değişmesine yol açıyor, buna demokrasi deniyor. Benim, beni yönetecekler hakkındaki söz ve karar sahibi olmam engelleniyor. Ancak tam tersi benim 2 saat uzaklıktaki ilçedeki yönetim hakkında söz hakkım yok.

Biz buna demokrasi şöleni deyip geçecekmiyiz? Aradan geçen 33 ay ülkemize hiçbir tortu bırakmamış. Ne ortaya çıkan gerçekler ne ülkemizin dünya üzerinden hızla aşağılara doğru kayan yüzü, sanki toplumu hiç ilgilendirmiyor. Tarih tekerrürden ibarettir der bir darbımesel. Ama değildir, olmamalıdır da. Bir seçimi bile doğru dürüst yapmaktan aciziz. Çalınan oylar, mükerrer oy kullanırken yakalananlar, bir seçim için 9 kişinin hayatını kaybetmesi, aslında toplumumuzun hızla akıl tutulmasına yakalandığını ortaya koymuyor mu?

Bu şiirde yazılmış olan gerçekleri biz 60 yıl sonra hala değiştirmekten aciz miyiz? Daha kaç 33 ayda bir bu şiiri yazıp duracağız?
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. 
Serçe gibisin kardeşim, 
serçenin telaşı içindesin. 
Midye gibisin kardeşim, 
midye gibi kapalı, rahat. 
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. 
Bir değil, 
beş değil, 
yüz milyonlarlasın maalesef. 
Koyun gibisin kardeşim, 
gocuklu celep kaldırınca sopasını 
sürüye katılıverirsin hemen 
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. 
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, 
hani şu derya içre olup 
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. 
Ve bu dünyada, bu zulüm 
senin sayende. 
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer 
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak 
kabahat senin, 
- demeğe de dilim varmıyor ama - 
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!


Nazım Hikmet

4 yorum:

  1. Aynen öyle , evet bu hileler daha önce yapıldı ve bu seçimlerde de değişen bir şey olmadığı görüldü falan.... Aziz Nesin'e hak vermemek elde değil , okumayan , izlemeyen, bilmeyen , memleketi değil kendini bile önemsemeyen bir milletiz , yapılacak çok bir şey yok , fakat kesinlikle halka inmek , onları eğitmek şart , en azından bilen hata yapsın diye düşünmeye başladım , evlilik programları kadar memleket gündemi takip eden bir halk olmalı , ne yazık , ne kadar yazık ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her geçen gün kültür yoksunu haline geliyoruz. Vatan kurtarıp fakir fakat gururlu bir milletten 80 sene sonra az çok zengin fakat hırs içinde, tamahkar, dilenci ve onursuz bir millet haline gelmemiz çok acı.

      Sil
  2. İnsanları eğitimsiz ve fakir bırak, daha sonra istediğin gibi yönet. Olay bu!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru basit ve kısa özeti bu.
      Sevgilerimle.

      Sil