22 Mayıs 2015 Cuma

KÖY HALKI IÇIN KENDINI FEDA EDEN GÜL NAZİK

Anadolu’nun Yunan ordusu tarafından işgali ile topraklarımızda yaşanan mezalimin yanı sıra pek çok dramatik olay da meydana gelmiştir. Bazı olaylar ne kadar dar kapsamda olsa da zaman içerisinde unutulmamış, halkın gönlünde yaşamış, yaşatılmış ve bugünlere kadar hikayelerle, manilerle türkülerle sonraki nesillere aktarılagelmiştir. Bir dramın baş kahramanı olan Gül Nazik’in hikayesinin gerçek yaşanan detaylarına ne yazık ki ulaşamamakla birlikte bir araya getirebildiğim hikayesi genel hatlarıyla şöyle;
Afyonkarahisar'ın İscehisar-Bolvadin ilçeleri arasında kalan bir köye gelen düşman askerleri çeşmeden su dolduran Gül Nazik adlı kızı görür. Olay akışından anlaşıldığına göre Gül Nazik dikkati çekecek ve bakanı etkileyecek kadar güzel bir kızdır. Askerlerin anlatımından etkilenen ve Gül Nazik’i yakından görünce güzelliğinin büyüsüne kapılan Yunan komutan Gül Nazik’i elde etmeyi aklına koyar. Gül Nazik başına geleceği anlamıştır. Gavura kadın olmayı istemez ve gururuna yediremez. Köylü de bu güzeller güzelini Yunana teslim etmeyi kabullenmez. Ne yapılacaktır? Elde fazla olanak yok ve köy işgal altındadır. Kendini teslim etmemeyi kafasına koyan ve düşman askerlerinin elinden kaçan Gül Nazik, köylülerin yardımıyla bir samanlığa saklanır. Durumu öğrenen Yunan Subayı, köy muhtarını çağırarak “Ya kızı verirsiniz, ya da köyü tamamen yakarım tehdidinde bulunur, köyün tümden yok edilmesi dehşeti karşısında gerileyen muhtardan aldığı bilgilerle  Gül Nazik'in yerini belirler.

İscehisar'ın Seydiler beldesinde yaşayan 90 yaşındaki Ayşe Çakmak, çocukluğunda dilden dile anlatılan Gül Nazik hikayesinin devamını şöyle anlatır:

O zamanlar ağıtlar söylenirdi, Gül Nazik için. Annemin babamın anlattıklarını unutamıyorum. Köye gelen Yunan askerleri Gül Nazik'i isteyince yerini çaresiz kalan muhtardan öğrenmiş, alıp götürmüşler.”
Saklandığı yerde Yunan askerleri tarafından bulunan ve komutan subaya götürülen Gül Nazik kız  onu kaçıran Yunan subay tarafından Atina’ya götürülür. Evlenirler. Gül Nazik için kabus dolu günler başlamıştır. Yaban ellerde kimsesiz ve çaresizdir. Kurtuluşu imkansız gibidir. Bir rivayete göre aradan yedi sene geçer. Geçen seneler içerisinde 2 çocuğu olur. (Bazı anlatımlarda 3 ve 4 diye de geçer) Gül Nazik bir gün çocukları da beraberindeyken bir kayıkçıyla anlaşarak gezmeye çıkma bahanesiyle denize açılırlar. Tekne sahilden biraz açıldıktan sonra giysisinin altında sakladığı bıçağını çeken Gül Nazik, kayıkçıya 'Türkiye'ye gideceğiz' der. O sırada da 'Ben bu Yunan çocukları istemiyorum' diyerek çocuklarını denize atar ve Türkiye'ye ulaşmayı başarır. Denizdeki bu çekişmenin ve facianın detaylarını bilemiyoruz. Gül Nazik yıllardır yaşadığı cehennemden kurtulmuş, ülkesine dönmüştür. Çocuklarına yönelik gaddarca davranışının Saiklerini kendisinden başkası bilemez. Kim bilir, bu cehennemi her dakika kendisine hatırlatacak bir hatırayı yanında taşımak istememiştir belki de…
Bu acıklı yaşam öyküsü başlangıcı ve dramatik sonucuyla dilden dile anlatılır, konuşulur ve zaman içerisinde halkın bağrında hak ettiği karşılığını bulur, pek çok yörede farklı ağızlarda “Gül Nazik” türküsü yakılır. Elbette her yörede hikayenin anlatılış farklarına göre farklı biçimlere bürünen hikaye farklı sözlerle çalınır, söylenir. Türkünün, Manisa, Konya Ilgın, Kayseri Gesi Kayabağ (eski adı Dersiyak), Edirne Uzunköprü, Meriç, İpsala Enez, Balıkesir Dursunbey, Kütahya Tavşanlı, Çorum Alaca, Sivas Zara, Afyon Bolvadin, İsçehisar, Denizli Çal varyantları bulunduğunu öğrendim. Ancak araştırmamda sadece aşağıdaki varyantların sözlerine ulaşabildim. Ulaşamadığım yörelerin türkü sözlerini bu yazıyı okuyan yöre insanlarından bekliyorum. Belki gelecek anlatımlardan Gül Nazik’in öyküsünün bilinmeyen yönlerine de ulaşabiliriz.

Manisa ağzına göre;

Manisanın üzümü
Hakka saldım özümü (Nazik Nazik genç ömrüne yazık)
Yavruları atarken 
Yumuverdim gözümü

Nazik Nazik her yanlarım ezik

Manisanın harmanı
İpekdendir yorgani
Yavruları (çocukları) sorarsan
Balıkların kurbanı

Elma attım denize
Giriyor yüze yüze
Sür gemici gemiyi
Düşman yetişdi bize

Manisanın hamamı 
Yandan çıkar dumanı
Kimselerde şüphem yok
Öldürseler imamı


Türkünün Fethiye Korkmaz'dan alınan Konya Ilgın varyantının sözleri şu şekilde;

Yumurtanın kulpu yok
Gözlerimde uyku yok
Sür gemici gemini
Krallardan korkum yok

Nazik Nazik
Genç ömrüme yazık

Yumurtanın sarısı
Yere düştü yarısı
On beşime girmeden
Oldum gavur karısı

Atina'nın hamamı
Yandan çıkar dumanı
Kimselerden korkum yok
Cellat edin Yunan'ı

İki çeşme bir oldu
Gümüş ibriğim doldu
Ben Atina'ya varalı
On beş seneler oldu

Atina'nin urganı
Serdim telli yorganı
Yavruları sorarsan
Balıkların kurbanı

Atina'da bir kuş var
Kanadında gümüş var
Gitti yarim gelmedi
Elbet bunda bir iş var

Çiy fasulye pişer mi
Pişip yere düşer mi
Sen gavursun ben İslam
Bize nikah düşer mi

Yüksek kapının üstü
Kurdelem yere düştü
Kurdelemi ararken
Yunanlar aldı kaçtı

Atina'nın üzümü
Tutturamadım sözümü
Yavruları atarken
Yumdum iki gözümü

Elma attım denize
Gidiyor yüze yüze
Atma annem denize
Götür Türk dedemize

1936 yılında Bela Bartok tarafından derlenen Çorum Alaca varyantına göre;

Sivrisarı’nın altı
Gelinler esir aldı
Atine’den gelmezdim
Ahmet Bey sebeb oldu (Nazık)
Nazık gül memeler ezik
Nazıg üç yavrıya yazık

Gidin bulutlar gidin
Papaza nazar edin
Çocuhları sorarsa
Denizi tarif edin (Nazık)
Nazıg üç yavrıya yazık


Hikmet Turan Dağlıoğlu’nun derlediği Balıkesir Dursunbey varyantı  şu şekilde.

Atina da köşeli
İçi mermer döşeli
Tam yedi yıl oldu
Ben Yunan'a düşeli

Turnam turnam
Ben Atina'da durmam

Atina'nın urganı
Telli olur yorganı
Üç çocuğu sorarsan
Balıkların kurbanı

Turnam turnam
Ben Yunan'da durmam

Nurşen Sarıca ve Metin Eryürek’in Sivas Zara derlemesine göre;

Makinenin koluyum
Hem sağı hem soluyum
Ne ağlıyon gül Nazik Nazik
Ben padişah oğluyum Nazik
Nazik ettin bana yazık

Makineler yağlanır
Yağlanır da bağlanır
Seni kaçıran oğlan Nazik
Zencirlere bağlanır Nazik
Nazik ettin bana yazık

Makinenin urganı
Telli müllü yorganı
Çocukları sorarsan Nazik
Balıkların kurbanı Nazik
Nazik ettin bana yazık


Gül Nazik için yakılan türküyü youtube’da “Gül Nazik” olarak arayıp dinleyebilirsiniz.

Kaynak:




8 yorum:

  1. "Bu acı hepimizin" mesajıyla,19 Mayıs'ı "Pontus soykırımı anma günü" aymazlığını gösterenlere ithaf olunur...

    YanıtlaSil
  2. Aptalı, işbirlikçisi ve haini bol ülkemizde geçmişini bilmeyenlerin ne hallere düşeceğini örnekliyorlar sadece.
    Sevgi ve en derin saygılarımla.

    YanıtlaSil
  3. http://www.kentyasam.com/atinadan-donen-gelin-yhbrdty-3318.html Adresiniziyaret ediniz .aygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı okudum. Olayların genel anlatımında doğruluk olmakla birlikte bazı farklılıklar da var. Bu yazıyı ileride geliştirmeyi düşündüğüm de bu yazıdan da faydalanacağım. İlginize teşekkürler.
      (İsminiz yazsaydınız sizi tanımaktan mutlu olacaktım)
      Sevgi ve saygılar.

      Sil
  4. Erzurum varyantı da var anneannem küçükken annemlere anlatıyormuş. Bölük pörçük hatırlıyor. Araştırıp tamamını sizinle paylaşmak isterim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli katkınızı bekliyorum. İsminizle birlikte yayınlamayı isterim.

      Sil
  5. Türküyü seslendiren sanatçının kim olduğuna dair ne yazı ki bilgi yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. youtube'daki seslendirme Yusuf Kara galiba.

      Sil