29 Mart 2010 Pazartesi

ONLARI UNUTMAYIN - 14

GİRESUNLU KUVVACI GÜL PEMBE HANIM

Gazi Topal Osman Ağa’nın Giresun’dan topladığı askerler içersinde birisi vardır ki; çok ilginçtir ve onun yaptıkları, kahramanlıkları aklın dahi alması zor gibi görünür.
Fakat 1921’lerin Ankara’sında bu durum iyi bilinmektedir.

Kimdir bu asker? Ve ne yapmıştır?

Bu asker bir kadındır.

Özellikle Sakarya Meydan muharebesinde büyük kahramanlıklar yapmıştır. Bu Giresunlu kadının adı: Gül Pembe Hanım’dır. Osman Ağa’nın Giresun’dan gönüllü asker topladığı günlerde, o da her şeyini geride bırakarak cepheye koşmuştur. Cephede canını dişine takarak, büyük kahramanlıklar vermiştir.
O zamanlar Giresun
Günümüzde abartılı yaşamlarıyla ve eylemleriyle toplumun dikkatini çeken bazı kadınlara hiç benzemez. Çünkü rahat evini, döşeğini, sevdiklerini köyünde bırakıp, can verilip can alınan bir kanlı pazar yerine adeta koşarak gitmiştir. Belki arkasında gözü yaşlı insanlar kalmıştır, ama kendisi sanki bir düğüne gider gibi istekli coşkulu ve heyecanlıdır.

Gül Pembe Hanımın kahramanlıkları, o dönemde dillerdedir. Bu durumdan kumandanı Gazi Topal Osman Ağa’da büyük mutluluk duymuştur.

Gül Pembe hanım cephede ne yapmıştır? O Gazi Topal Osman Ağa’nın birlikleri içersinde düşmana karşı savaşmış, özellikle Polatlı yakınlarında, Beylik köprüde, Sakarya muharebeleri sırasında, büyük yararlılıklar göstermiştir. Bölgedeki Yunan askeriyle karşılaştığında onları teslim almak için cesurca mücadeleye girmiştir. Düşmanın yedi askerini göğüs göğüse muharebelerde beraberinde bulundurduğu kamasıyla öldürmüştür.

O işte böyle bir kahraman Türk’tü... O Giresun’un çıkarmış olduğu yiğit bir kadındı. Bir de ülkesini düşmana peşkeş çeken, İstanbul’un içki ve sigara dumanlarıyla göz gözü görmez barlarında gazinolarında şık ve fiyakalı emperyalist subayların peşinde zevk alemlerindeki kadınları düşündüğünüzde, Giresunlu Gül Pembe Hanımı aklınıza getiriniz.
(Milis Yarbay Gazi Topal Osman Ağa)
Özellikle Sakarya Meydan muharebesinden sonra, Ankara’da insanlar çok büyük mutluluğa ulaşmıştı. Gazi Topal Osman Ağa’da emrinde şehit olan Giresun uşaklarına nasıl üzülmüşse, kazanılan zaferden de o kadar büyük mutluluk duymuştur. Bir keresinde, birlikler Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünden törenle geçerken, birlikler arasında Gazi Topal Osman Ağa’nın askerleri de yer aldığından onların arasında bulunan Gül Pembe Hanım’da gözlerindeki mutluluk ve gururla elinde taşıdığı kamasıyla, geçit töreninde yer almıştı.

Gül Pembe Hanım’ın kahramanlığını duyan milletvekilleri, önlerinden geçen Gül Pembe Hanım’a:
Yaşasın... yaşa Gül Pembe Hanım!” diye tezahürat yapmadılar mı?

Savaştan sonra köyüne döndü. Sonra, İstanbul’lara akrabalarına gidip geldi bu kahraman kadın, yıllar içersinde unutuldu. Onu ileri yaşında otobüslerde gören tek tük Kurtuluş Savaşı gazilerinden başka hatırlayan da kalmamıştı. O şekilde, vefasızlığın kahrını çekerek bu dünyadan göçüp gitti..

(Bu yiğit Türk kadını hakkında edinebildiğim tüm bilgiler bu kadar. Geride ne bir resmi var ne de başkaca bir anı… “Onları unutmayın” derken bize sadece ismi yadigar kalan bu insanımızı tanıtacak bilgisi olan herkesi elindeki belgesini bilgisini paylaşmaya davet ediyorum. Bir şeyler yapalım, üzerinde özgürce soluk aldığımız bu vatanı bizlere bırakan bu insanlarımızın unutulmamasını sağlayalım.)

12 yorum:

  1. yine tarih kokan aynı zamanda bir türk kadını olarak gurulandığım yazınızı zevkle ve duygulanarak okudum.ve şikayetleri geldi kadınların lüks içinde yaşayamadıklarından şikayet eden günlere gidip en değerli olan zamanları heba eden kadınlarımız geldi aklıma okuduğum kalpağı gül oyalılar kitabı geldi aklıma her türk kadının okumasını tavsiye edeceğim bir kitap kahraman kadınlarımızın ruhu şad olsun sevgi ve dostlukla...

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Bilge,
    Ne yazık ki gerçek değerlerimizi unutuyor, boş, anlamsız kısa ömürlü amaçlar için benliğimiz tüketiyoruz. Geçmişi olmayanın geleceği kurma şansı yoktur. Bizi biz yapan değerlerimizi kutsal bir hazine gibi saklamalıyız.

    YanıtlaSil
  3. Tüylerim ürperdi... Hem de bir hanım... Maalesef okullarımızda ezber tarih okutuluyor, tüm muharebe ve mücadeleleri basitçe sebep-sonuç ilişkilerine bağlıyoruz...

    İnsanların gözlerindeki ışıltı ve göğüs kafeslerindeki gurura yer vermeyen tarih, ne yazık ki kuru bilgidir.

    En azından ders aralarında anlatılmalı.

    Teşekkürler paylaşım (hatta tanıtım) için.

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Kırmızı Adam,
    Naçizane amacım, bizlere yaşama hakkı tanıyan atalarımızın unutulmamalarını sağlamak. Bunları bilmezsek geçmişimizden koparsak olabilecekleri an be an yaşıyoruz.

    YanıtlaSil
  5. topal osman eli kanli 15 tkp linin katili cok kirli iliski icindo olan karanlik kisilige sahip biri akibetide o karanlik iliskiler icinde ankarada yok olmasindan anlasiliyor.

    YanıtlaSil
  6. Sayın Adsız,
    Belli ki bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuşsun. Size katkı yapabileceği inancı ile iki küçük tarihsel notu yazayım.
    28-29 Ocak 1921: Türkiye Komünist Partisi Başkanı Mustafa Suphi ve 18 arkadaşı Trabzon açıklarında Enver Paşa taraftarı Trabzon kayıkçılar reisi Yahya Kahya’nın adamlarınca öldürüldüler.
    3 Temmuz 1922: Yahya Kahya’nın Soğuksu yolunda pusuya düşürülerek öldürülmesi. Muhafız Alayı komutanı İsmail Hakkı Tekçe 1977’de yayınlanan anılarında Giresunlu Topal Osman’ın iki adamıyla birlikte bu cinayeti kendi işlediğini itiraf etmişti.
    Yanı sayın Adsız, (anlayacağınız) Topal Osman Ağa, 15 TKP'liyi değil onların katilini öldürtmüştür. Umarım anlatabilmişimdir.

    YanıtlaSil
  7. Çok etkilendim.
    Ben de Giresunluyum, hüzünle ve gururla okudum.
    Bloğunuzu da, yazılarınızı da çok beğendim. Emeklerinize, ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.
      Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

      Sil
  8. Mehmet Bilgehan Bey, bloğuma yapmış olduğunuz yorum üzerine, Giresun'lu Pembe Hatunla ilgili küçük bir araştırma da ben yaptım. Giresunlu Gülpembe Hanım, Kurtuluş yıllarında 'İğneli Pembe Hatun' olarak anılmakta imiş. Görele'li Araştırmacı-Yazar Sayın Seyfullah Çiçek’in kaleme almış olduğu ve 1 Ocak 2011'de piyasaya çıkan “Kurtuluş Savaşının Efsane Kahramanı Milis Piyade Yarbay Giresunlu TOPAL OSMAN (Osman Ağa)” adlı son kitabında 'İğneli Pembe Hatun'dan da bahsedilmiş. Üstelik elinde taşıdığı 47.Alay Sancağı ile çekilmiş fotoğrafıyla birlikte. Fotoğraf alttaki linkte yer alıyor. Kahraman Tür Kadını 'İğneli Pembe Hatun'un' fotoğrafını bloğunuzda paylaşabilirsiniz.

    Görsel ve bilgiler Kaynak: http://www.giresunblog.com/giresunlu-igneli-pembe-hatun-gulpembe/#ixzz4Uc1yC4B9

    Kitap: http://www.nadirkitap.com/kurtulus-savasi-nin-efsane-kahramani-milis-piyade-yarbay-topal-osman-osman-aga-seyfullah-cicek-kitap2835990.html

    NOT: Görele haber sitesi, 16 Şubat 2011 tarihli 'İşte Kahraman Giresun Kadını' (sizin bire bir yazınızı) haber yaptığı paylaşımın altındaki yorum bölümünde, Yazar Seyfullah ÇİÇEK ayrıntılı bir şekilde 'İğneli' Gülpembe Hanım'a yer vermiş. Yazar diğer kaynak bilgilerden de bahsetmiş.
    *Turgut Özakman'ın 'Şu Çılgın Türkler' adlı kitabında Sayfa: (a.g.e., s.257-258)
    *Ayrıca gerçek tanık, Tevfik Gül'ün 'Gülpembe Hanım' hakkında düşüncelerinden bahsediyor. (Eynesil,1901-1994) (a.g.e., s.67)

    http://www.gorelehaber.com/haber/haber_detay.asp?haberID=4059

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esin hanım, değerli bilgilerinize çok teşekkürler. İlginç olan "Görele Haber" sitesinin benim yazımı, kaynak göstermeden yazması. Fazla bir bilgi yoktu ama yine de Sayın yazar Seyfullah Çiçek'in ilgisini çekmiş ve çok ayrıntılı bilgi vermiş.
      İleride zaman bulduğumda yazımı genişletirken sayın yazarın kitabını da okuyup yazımı güncelleyeceğim.
      Elinize sağlık çok teşekkür ederim.

      Sil
    2. Merhabalar Mehmet Bilgehan Bey,
      Ben de yukarıdaki mevcut yazınızın altındaki dip nota istinaden bir araştırma içine girdim ve araştırmalarım esnasında birden fazla sitede 'Gülpembe Hanım' ile ilgili önemli olduğunu düşündüğüm bilgilere ulaştım, bu yüzden heyecanla size bildirmek istedim. Bu arada "Görele Haber" sitesinin birebir sizin yazınızı alıp altına da KAYNAK: 'YENİ TİREBOLU' demesi de çok ilginçti. Ben de çok yadırgadım!.söyleyecek bir şey bulamadım, oysa web ortamında zor değil bir yazının ilk kaynağına ulaşmak!. Gerçek bir şekilde ortaya çıkıyor ama biz bunlara takılmıyoruz zaten. Önemli olan toplumda farkındalık yaratabilmektir!. Şanlı tarihimiz içinde, vatan için her şeyi göze alan bu değerli insanlarımız 'UNUTULMASIN', onlar bilinsin istiyoruz. Öyle ki, özgürce soluk aldığımız bu vatanı bizlere bırakan kahraman insanlara hepimizin borcu var.ONLARI UNUTMAMALIYIZ!. Kesinlikle..

      Bu arada sizin de fark ettiğiniz gibi yazar Seyfullah Çiçek Bey'in konu ilgisini çekmiş ve ayrıntılı bir şekilde bilgi vermiş.Ben de Seyfullah Çiçek Bey'in kitabını en kısa zamanda alıp okumak istiyorum.

      Ben teşekkür ederim Mehmet Bilgehan Bey. Başarılı çalışmalarınızı devamını dilerim.
      Esenlikle...

      Sil
    3. İlgi ve desteğinize çok teşekkür ederim. Sevgi ve saygılar sunuyorum.

      Sil