26 Aralık 2014 Cuma

EKİM AYINDA BU KİTABI OKUDUM - 4

 

KİTABIN ADI

Amok Koşucusu (Der Amoklaufer)

KİTABIN YAZARI

Stefan Zweig

KİTABIN ÇEVİRMENİ
İlknur Özdemir
KİTABIN YAYINEVİ
Can Yayınları
KİTABIN BASKI YILI
2014
KİTABIN BASKI SAYISI
13. Baskı
KİTABIN SAYFA SAYISI
191  syf
KİTABIN DİZGİ/BASKI KALİTESİ
10/10
KİTABIN YAZIM-DİL KALİTESİ
10/10 
KİTABIN EDEBİ/SANATSAL/TARİHSEL DEĞERİ
10/10 


Sanıyorum ülkemizde Stefan Zweig’ın en tanınmış kitabı budur. Bir şekilde hep göz önündedir ama o denli okunmuşmudur bilmiyorum. Zweig romancılığı ve biyografi yazarlığının ötesinde çok iyi bir hikayecidir. Gerçek anlamda etkileyici yapıtları vardır. Başında da bu kitapta bir araya getirilen 7 öykü gelmekte.
“amok koşucusu” bu hikayeyi bilmeyenler için bilinmeyen bir kavramdır. Belki iyi bulmaca çözerlerin sık sorulduğu için bildiği bir anlamı vardır. Uzak doğuda ve sıklıkla Malezya görülen bir tür geçici deliliktir. Kökeni tam bilinmemekte, genellikle iklim ve belki beslenmenin etkisinde insanın bir anda dehşetli bir histeriye kapılarak genellikle kavgacı ve zarar verici bir biçimde saldırganlığa girmesine yol açar. Vikipediye göre:

"Psikoloji biliminde amok, derin bir düşünce döneminin sonrasında gelen şiddet ve bazen cinayet ile sonuçlanan atakların görüldüğü disosiyatif bir tablodur. Durum erkekler arasında yaygın ve bir hakaret sonrasında başlama eğilimindedir. Bireyde kötülüğe uğradığına ya da uğrayacağına dair sanrılar bulunmaktadır. Psikiyatride ender görülen kültüre özgü sendromlar arasında geçen "amok" durumunun Malezya kültürüne özel olabileceği ve kültüre özgü sendromlara örnek gösterilebileceği ifade edilmektedir. Bazı kaynaklar ise günümüz toplumu ve "amok" durumunun tarihsel ilişkisini tartışarak modern endüstri toplumunda da benzer bir tablonun görülebileceğini ileri sürmektedir.

Bu özel durum altında olan, ister silahla, ister bir araçla suç işleyen, toplu öldürme ya da yaralamalarda bulunan kişilere amok koşucusu adı verilmektedir.
Zweig,başta “Amok Koşucusu” hikayesi olmak üzere bu kitaptaki diğer 6 hikayesinde de, (“Bir Çöküşün Öyküsü” “Madalya” “Bezginlik” “Ay Işığı sokağı” “Laporella” ve “Leman Gölü Kıyısında Olay”) temel aldığı öge, hikaye kahramanlarının, olayların getirdiği birikimlerle, belki de farklı düşünerek kurtulabilecekleri, girdap içinde kendilerini bekleyen kötü sona doğru yol almalarını anlatır. Gerçi Zweig bu öykülerde dar anlamında hikaye kahramanlarını amok koşucuları yapmıştır ama geniş açıda aslında insanlığı, 2. Dünya Savaşına giden yolda amok koşucusu olduğu yolunda elden geldiğince uyarmaya çalışmaktadır. Ama nafile…

4 yorum:

  1. Stefan Zweig çok güçlü bir yazar, Amok koşucusu herkese tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitabın öykülerindeki ortak nokta intihar zaten yazarın en büyük takıntısıymış. Belki de bu takıntı sayesinde böyle güçlü ifade edip etkileyebildi bizleri. İlk karısını intihara ikna edememiş lakin ikinci eşiyle beraber hayatlarını sonlandırmışlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli katkılarınız için teşekkürler. Düşünceme göre intiharı da bir tür amok koşusu olmuş.
      Sevgiler saygılar.

      Sil
  2. Zweig'ın romanları oldukça etkileyici. Özellikle tanıtımını yapmış olduğunuz kitapta yazarın hayatını da etkileyen psikolojik durum 'amok' un, günümüzün modern ama bir o kadar da kendilerini bulundukları ortamda ve genel olarak dünyaya ait olduğunu hissetmeyen o kadar çok insan varken.. bu bozuk düzen içinde artık bizler de 'amok koşucuları' ile kuşatıldığımızı kolaylıkla söyleyebiliriz.

    Tanıtım için teşekkür eder.. Şimdiden size ve ailenize iyi yıllar dilerim Mehmet Bey..
    Esenlikler dilerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zweig, okudukça beni derinden etkileyen, tek kelimeyle muhteşem bir yazar. Anlatım gücü edebiyatı bir keyif haline getiriyor. Amok koşucusu gerçekten çok önemli bir kitap yazılmasının üstüne geçen 80 senelik dönemde bize hala çevremizdeki amok koşucularının varlığını gösteriyor.

      Saygı ve sevgi dileklerimle yeni yılınızın sağlıklı ve mutlu geçmesini dilerim.

      Sil