8 Ekim 2015 Perşembe

SAKIZ ADASI LEZZET DURAKLARI

Sakız Adası lezzet durakları Türk ziyaretçilerin önem verdikleri yerler arasında. Seçkin balık menülerinden doyamayacağınız tatların içinde bizim seçebildiklerimiz aşağıdakiler. Gittiğinizde deneyebileceğiniz gibi farklı noktalar da keşfedebilirsiniz.

Ag. Anargiron 7, Chios Town

Tripadvisor sitesinde ziyaretçilerin puan sıralamasında Sakız Adası içinde 4. Ve merkezde bir numara olan bu restoran, Caminin hemen arka sokaklarında son derece küçük -5 veya 6 masası var- ve çok fark edilmeyen bir restoran. Ama adaya gittiğinizde mutlaka uğramanızı önereceğim tek mekan. Sadece gündüzleri saat 13.00 ile 17.00 arasında açık. Eğer rezervasyon yaptırmaz iseniz mutlaka erken gitmeniz gereken bir restoran. Saat 15.30’dan sonra ocağını kapattığını söyleyerek müşteri almıyor.

Masaya oturduğunuzda servis yapıldıktan sonra restoranın sahibi geliyor ve sadece tek sorusu şu; “Et mi Balık mı?” Seçiminizi yaptıktan sonra masaya mezeler ve mönünüze göre etler ve balıklar adeta yağıyor. Mezeler ve mönü, masaya oturanların sayısına göre ortaya konuyor ve paylaşıyorsunuz. Bir an bu kadar tabağı nasıl bitireceğinizi düşünürken, tabaklara saldırı bitince masada hiçbir şey kalmadığını görüyorsunuz.

Hesabınız içki ile birlikte kişi başı 8-10 Euro civarında geliyor.












To Tsikoudo 

Leoforos Aigaiou 40-42, Chios Town 821 00

Merkez ilçenin kordonunda hemen limanın karşısında olan bu restoran hem kordonda gezenleri izleyebildiğiniz ve hem de gece geç vakitlere kadar deniz havası alarak oturacağınız bir yer.

20 cc Uzo 5,5 Euro. Mezeleri seçiyorsunuz. Dilerseniz içeride balıkları kilo ile tarttırıp ızgara veya kızartma yaptırabiliyorsunuz. Keyifli bir mekan.





O Passas

Lagada, 82300,

Merkez ilçeden kuzeye doğru yöneldiğinizde 16 kilometre sonra 25 dakikada ulaşabileceğiniz Lagada isimli bir balıkçı köyü var. Sahilde çok sayıda balık restoranı arasında en ünlüsü olan bu restoranda garsonlar Türkçe biliyor.

Denizin hemen kıyısında canlı balıkları denizde besleyerek oturabileceğiniz restoranda çok sayıda meze ve kilo ile alacağınız balıklar mevcut. İçkisiz kişi başı maliyet 10 Euro civarında.







Ta Delfinia 

Leoforos Aigeou 42 | The Harbor, Chios Town,

Merkezde kordonda, “To Tsikoudo”nun hemen yanındaki bu restoran da benzer özelliklere sahip güzel ve keyifli bir restoran. Tripadvisor’da “mükemmellik sertifikası” sahibi restoranın şef garsonu Yannis, Türkçe anlıyor.

Keyifli mezeler ve balıklarla gece geç saatlere kadar oturabileceğiniz mekanda kişi başı maliyet 10-12 Euro civarında.





O Mesaonas

Plateia Taxiarhon, Mesta

Mesta köyünde hemen meydanda yer alan bu restoranın özelliği ev yemekleri. Değişik sebze ve et yemeklerinin tabağı kişi başı 5 Euro. Ama tabağın büyüklüğünü geldiğinde anlıyorsunuz. Kesinlikle ilginç tatlar ve lezzetlere sahip yemekleri herkes farklı söyleyerek tatma imkanı var.



Porto Kastello
Kastello Limanaki, Chios Town

Merkezin hemen birkaç kilometre dışında deniz kenarındaki bu taverna, öğle yemekleri içinde açık. Eğer gece bir Türk grubunun yemeğine denk gelirseniz –bizim gibi- canlı müzik ile her şey dahil mönü kişibaşı 18 Euro. Şef garson İrini oldukça yardımsever ve gayretli









7 Ekim 2015 Çarşamba

TEMMUZ AYINDA BU KİTABI OKUDUM - 8

 
KİTABIN ADI
Acı Ülke (Sourland)
KİTABIN YAZARI

Joyce Carol Oates

KİTABIN ÇEVİRMENİ
Zeynep Çiftçi Kanburoğlu
KİTABIN YAYINEVİ
Everest Yayınları
KİTABIN BASKI YILI
2013
KİTABIN BASKI SAYISI
1. Baskı   
KİTABIN SAYFA SAYISI
450 syf
KİTABIN DİZGİ/BASKI KALİTESİ
9,5/10  (Birkaç dizgi hatası var)
KİTABIN YAZIM-DİL KALİTESİ
10/10 
KİTABIN EDEBİ/SANATSAL/TARİHSEL DEĞERİ
10/10 


Dünya Edebiyatında yaşayan roman ve hikayeciler arasında en beğendiklerimin içinde olan Joyce Carol Oates, ülkemizde ne yazık ki fazla tanınmıyor. Özellikle “Gotik” gerilim öykülerinde bir numara sayılan değerli yazar hikayelerinden bir seçki 16 öykü ile kitaptaki son hikayenin adıyla basılmış.
Toplam 16 öykünün yer aldığı kitap, birbirinden gerilimli öykülerden oluşuyor. Pek çok kişi, gerilimin hikayenin bitmesiyle sona erdiğini ve olayların açıklığa kavuştuğunu kabul ederse de Oates öykülerinde hikayenin bitiminde gerilimin hiç azalmadığını ve kafanızda öyküyü yaşamaya devam ettiğinizi hissediyorsunuz.
Özellikle öyküleri birbirinden ayırmamakla birlikte “Kayıp Baba”nın beni etkilediğini söyleyebilirim. Siz hala Joyce Carol Oates ile tanışmadınız mı?...

6 Ekim 2015 Salı

TEMMUZ AYINDA BU KİTABI OKUDUM - 7

 
KİTABIN ADI
Yer Altında Kırkbeş Sene –Bir Maden İşçisinin Anıları (1886-1931)
KİTABIN YAZARI

Ahmet Naim

KİTABIN ÇEVİRMENİ
-
KİTABIN YAYINEVİ
Evrensel Basım Yayın
KİTABIN BASKI YILI
2014
KİTABIN BASKI SAYISI
1. Baskı   
KİTABIN SAYFA SAYISI
119 syf
KİTABIN DİZGİ/BASKI KALİTESİ
9,5/10  (Birkaç dizgi hatası var)
KİTABIN YAZIM-DİL KALİTESİ
10/10 
KİTABIN EDEBİ/SANATSAL/TARİHSEL DEĞERİ
8/10 


İzlediğim bloglardan birisinde tanıtılan –hangi blog olduğunu hatırlamıyorum, kendisinden özür dilerim- ve etkilendiğim bu kitabı okuyup bitirdiğimde gerçeklerin daha etkileyici olduğunu fark ettim.
Sanayileşme ile başlayan kömür gereksinimi sebebiyle başlayan kömür madenciliğinin başlaması Osmanlı devletinin son zamanlarına rastlar. Hiçbir bilgi ve teknoloji olmaksızın başlatılan kazılarda kan aktıkça deneyim kazanılır, eksiklikler giderilir. İlk dönemlerde devletin angaryası olarak yakın köylerden gençlerin zorla çalıştırıldığı maden ocaklarındaki bilgisizlik ve facialar yürek yakıcı.
Kitabın ilk bölümünde madenlere 45 senesinin vermiş Ethem Çavuş’un anıları paylaşılıyor. İkinci bölümde ise yazar, Ethem Çavuş ve halen çalışan Ahmet Çavuş ile madene giriyor ve bazı bölümlerini geziyor. Etkileyici bir kitap olduğu kuşkusuz. Okuduktan sonra madencilere başka bir gözle bakacaksınız.


                                             
1904 yılında İstanbul’da doğan Ahmet Naim, 1967 yılının 24 Nisan günü Zonguldak’ta ölmüştü.
Türk öykücülüğüne, “kömür işçilerinin yaşamını konu alan ilk hikâyeleri sokan” yazar olarak da anılan Ahmet Naim’in başlıca eserleri şunlardır:

Zonguldak Havzası (1934).
Bir Müstemleke Harbinin Tarihi (1937).
Uzun Mehmet (Oyun,1937).
Define (Oyun, 1942).
Kuduz Düğünü (Öyküler, Yeditepe Yayınları, 1967).
Bir Yudum Soluk (Röportaj, Deniz Yayınları, 1974).
Emekçi Hikâyeleri (1996).
Ateş Nefes (Öyküler, Can Yayınları, 2009).
Yeraltında Kırkbeş Sene (Anı- Röportaj, Defne Yayınları, 2011).

Ahmet Naim’in, Yedigün dergisinde tefrika edilen ve öykücü Hürriyet Yaşar’ın halen basıma hazırlama çalışmalarını sürdürdüğü Toprağa Dönüş adında bir de romanı bulunmaktadır.


5 Ekim 2015 Pazartesi

GECİKMİŞ YAŞGÜNÜ KUTLAMASI


Bloğum 23 Eylül 2015 itibariyle 6 yaşını doldurdu. Bayram içine gelmesi ve uzun gezimiz sebebiyle ne yazık ki bu yıl ilk kez zamanında kutlama yapamadık.

Geçen her yıl geçmişin bir muhasebesi yapılır derler ya, ben de yapayım dedim. Elbette geç yılda pek çok blog dostuyla yazılar vasıtasıyla iletişimimiz devam etti. İzlemeye aldığım blogları elimden geldiğince izlemeye gayret ettim. Pek çok izleyenimin de çoğu zaman yorum yapmasalar da izlediklerini tahmin ediyorum. Ama herkesin dediği gibi yapılan yorumlar blog sahibi her zaman sevindirir, yazdıklarına ilgi gösterildiğini ve okunduğunu anlar, coşkulanır. Elimden geldiğince yorum yazmaya gayret ediyorum. Bana da yıl içinde gelen yorumları yazanlara sonsuz teşekkür ve saygılarımı iletiyorum.

Geçen bir yıl içinde üzülerek belirteyim blog yazmayı bırakan dostlar da var. Belki bıkkınlık, belki yeni bir şey yazamama kaygısı ve belki de zamansızlık bazı çok değerli bloğu sessizleştiriyor. Sürekli değindiğim gibi bloglar arası geziler giderek azalıyor. Bloğun istatistiklerinden takip ettiğim kadarı ile yıldan yıla düşme devam ediyor. Blogların açılış heyecanı bitiyor galiba.

Neyse şimdilik, çok özel olay ve durumlar olmadığı takdirde bloglarım güncellenmelerini sürdürecekler. Galibe henüz söyleyeceklerim bitmedi.

Sürekli izleyen dostlarımın bildiği gibi bloğumun yaşgünü her sene armağanını da beraberinde getiriyor. Armağanımız yine bir kitap. Fakat kitabımızı çekilişi kazanan kendisi belirleyecek. Çekiliş sonu kazanan arkadaşımız iş bilgehanmerki@hotmail.com adresime kargo adresi ile birlikte istediği kitabı bildirecek ve armağanını kendisine göndereceğim. Seçilecek kitap konusunda hiçbir kısıtlamam yok.

Katılma konusunda hiçbir koşul aramadığımı da tekrar belirteyim. Sadece çekiliş sıra numarası almak için yazının altına Cuma günü sabahına kadar yorum bırakmak yeterli. Cuma günü çeklişi yapacağım ve kazanan dostumuzdan hediye belirlemesini isteyeceğim. Önümüzdeki hafta gönderdiğim kitap hediyesinin hangi kitap olduğunu da duyuracağım.

Şimdi yorumlarınızı bekliyorum. Çok seneler, çok hediyeler vermek kısmet olsun.

(*) Resim alıntı: https://www.citlembikcicek.com.tr/mumlu-pasta-cicek.html

2 Ekim 2015 Cuma

SAKIZ ADASI PLAJLARI

Sakız Adası’nda yeme içme ve alışveriş dışında, eğer yaz aylarında gidiyorsanız mutlaka plaj deneyimleriniz de olacak. Şehrin için değişik yerlerde denize girme şansınız var. Halka açık olan bu kıyılarda plajın kum veya çakılları üzerine havlunuzu sererek hiçbir ücret ödemeden denize girebilir ve çoğunda bulunan duştan faydalanabilirsiniz. Ayrıca şehrin içinde ya da dışında plajların çoğunda içecek ve yiyeceklerin satıldığı kafeteryalar ve bunların kullandırdığı şezlonglarda mevcut. Genellikle içecek ısmarladığınızda şezlong parası almıyorlar, ancak almayacaksanız ücret talep ediyorlar.

Adada özellikle turizm büroları tarafından işaretlenmiş 20’den fazla plaj var ve adanın tüm etrafına yayılmış vaziyetteler. Bunlar dışında da araç ile seyahat ederken bakir plajlara rastlayabilir ve buralardan da denize girebilirsiniz. Tüm plajlarda deniz son derece temiz ve berrak.

Adanın Ege Denizi açığına bakan batı tarafındaki plajların suyu daha soğuk, doğuya Çeşme’ye bakan tarafta ise birkaç derece daha sıcak. Biz gezimizde 5 plaja uğradık; Lithi, Limnia, Daskalopetra, Mavra Bolia ve Komi.

LİTHİ PLAJI

Mesta Köyü’nü geçtikten sonra kuzeye Lithi Köyü’ne doğru döndüğünüzde köy çıkışında saptığınız plaj oldukça bak
ir. Herhangi bir yeme içme yeri yok. Ama suyu çok berrak ve alışıncaya kadar insanı titretiyor.


LİMNİA

Limnia, küçük bir balıkçı köyü. Ama plajı bulmanız biraz şansınıza kalıyor. Zira kıyıya indiğinizde son derece sakin balıkçı barınağı dışında plaj göremiyorsunuz. Ama ip ucunu vereyim. İlk restoranın bitiminde daracık ve dik tırmanan bir sokaktan yukarıya çıkıyor ve toprak bir yoldan arkaya dolanıyorsunuz. Girişte hemen bir park yeri var. Suyu soğuk ve çok berrak. Minik bir kafeteryası var. Şezlonglarda oturabileceğiniz gibi büyük bir ağacın gölgesinde masada da oturma şansınız var. Plajda bir “Beach Volley” sahası olduğu için gençlerin çok rağbet ettiği bir plaj.




DASKALOPETRA

Sakız ilçe merkezinin kuzeyinde  peş peşe sıralanan 3 plajdan birincisi. Sonraki ikisi kadar konforlu değil. Yoldan çok dik bir yamaçtan aşağıya yürüyerek iniliyor. Deniz suyu, plaj doğu tarafında olduğu için daha sıcak. Yalnız iniş çıkış ve park sorunları nedeniyle tercih edilmeyebilir.

MAVRA BOLİA

Adanın en ilginç plajlarından birisi. Güneye doğru yol aldığınızda Pyrgi köyüne gelmeden sapıyorsunuz. Balıkçı köyünün içinden çıktığınızda sahilde restoran ve balıkçı barınakları var. Kordon sahilin sonundan çıkan bir yokuşun sonunda olan büyük bir plaj. Plaj, volkanik siyah iri çakıl taşlarıyla kaplı. Taşlar oturmak için rahatsız edici olabilir. Plajın sonunda bir kafeterya var. Duvar dipleri ve iniş merdivenlerinde oturmak mümkün. Taşları nedeniyle mutlaka görülmesi gereken plajlardan birisi. Doğu tarafta kaldığı için suyu daha sıcak ve çabuk alışılıyor. Gelmekte geç saatlere kalırsanız park yeri sorunu olabilir.

KOMİ

Adanın en ünlü plajı. Mavra Bolia ile arası 1-2 kilometre kadar. Köyün içinden sahile iniyorsunuz. Hemen plajın önünde çok geniş bir park yeri var. Araç parkı açısından herhangi bir sorunu yok. Sahili az da olsa kumlu. Çok sayıda kafeterya var. Duş, tuvalet ve giyinme kabinleri mevcut. Suyu en sıcak plajlardan birisi. Uzun zaman vakit geçirebileceğiniz bir yer.

1 Ekim 2015 Perşembe

SAKIZ DENİZ MÜZESİ - NAFTİKO MUSİO

Sakız Adası Denizcilik Müzesi ilçe merkezinde yürüme mesafesinde olan müzelerden birisi. Binanın mülkiyeti Anastassıos ve Marouko Pateras’a ait iken 1991’de yasal mirasçıları tarafından adlarına kurulan bir fona bağışlanmış.
Bina, adanın geleneksel mimarisi tarzında neo-klasik düzende yüksek tavanlı bir bina yakın zamanda binanın içi ve bahçesi yenilenmiş. (Yapılan yenilemeye Ioannis D. Fafalios, Antonios C. Los, Ioannis M. Psarros, Costas I. Lyras, Tassos Diamantaras, Popi Romanou, Demetrios Laimos – Botrsaris, Nikos C. Los, Marika G. Nikolou and the bequest of Kalliroi D. Patera aileleri finansal katkıda bulunmuşlar)
Sakız Adası denizci bir geleneğe sahip olması nedeniyle gemi, ticaret ve deniz bağlantıları kuvvetli. Müze de genel olarak bölgenin denizcilik tarihi ile bilgi derlemesi ve sınıflandırması ile ticaret gemilerindeki gelişimi göstermek hedef alınmış. Müze, zaman zaman ders ve konferanslara ev sahipliği yapmakta.
Müzede pek çok görsel malzeme Vrontados Kültür Geliştirme Derneği(VKGD) tarafından bağışlanmış daha sonraki bağışlarla geniş bir koleksiyona sahip olmuş.
Müzede gemi modelleri, araç ve gereçleri, adanın yerlilerinin sahip olduğu gemiler ve yerli denizcilik sanatçısı Aritedis Glycas  (Vrontados, 1870 – 1940) tarafından yapılan gemi resimleri yer almakta.



Müzenin Çalışma Saatleri: Pazartesi – Cumartesi 10:00-14:00, Pazar kapalıdır
Adresi: Stefanu Çuri, 20   Tel. +30 22710 44139
Bilet: Ücretsiz giriş yapılmakta ancak girişteki yardım sandığına bağış talep edilmekte.