5 Ocak 2016 Salı

MURANO

Ljubljana’dan saat 17.00 sularında kalkması gereken otobüsümüz zamanında gelmedi. İstasyonun hemen önünde bulunan otobüs duraklarında ise hiç kimsenin bir bilgisi yok. Uzun soruşturmalarımızdan sonra birisi, Zagreb’den kalkan otobüsün genellikle Sloven sınırında çok oyalandığını ama mutlaka geleceğini söyledi. Sonunda saat 19.00 sıralarında gelen otobüs çok az yolcusunu da şehirde bırakınca kalan birkaç kişiyle Trieste’ye döndük. Ama hesabımız oldukça şaşmış olduğu için ne yazık ki sadece bir akşam yemeği ile yetinip geceleme için otelimize döndük. Sabah otelden ayrılarak yeni hedefimiz olan Venedik’e doğru yola çıktık. 162 kilometrelik yolumuz yaklaşık 2,5 saat sürüyor. Zamanımız son derece kısıtlı.
Tarihi Venedik bölgesi otelleri son derece pahalı olduğu için, Venedik şehrinin bir otoyolla bağlı olduğu anakara üzerindeki Mestre kentinde bulduğumuz mütevazi otele bavullarımızı bırakarak hemen yola koyuluyoruz. Önce otobüsle Tren istasyonunun önünde iniyor ve Venedik’e kalkan başka bir otobüsle şehre gidiyoruz. Venedik şehri günlük ulaşım kartları günlük kart ile 20 Euro. Otobüs ve kanallardaki Vaporettolarda geçiyor. Birden fazla kullandığınızda avantajı oluyor.

Tarihi Venedik kenti ile Murano ve Burano adaları mutlaka gezilecek mekanlar. Ancak bunların iyi bir şekilde gezilmesi belki ancak bir haftada mümkün olabiliyor. Murano adası cam ürünleri ile Burano adası ise tekstil ile ünlü. Tekstilden vazgeçerek Murano adasına 1,5 saat kadar bir zaman ayırmak için, otobüsümüzün geldiği Piazzale Roma meydanında bulunan iskelelerden kalkan Murano vaporettosuna biniyoruz. Vaporetto şehirdeki birkaç durağa uğradıktan sonra 15-20 dakika sonra Murano’nun ilk iskelesine yanaşıyor. Adada 6 vaporetto durağı var ve adanın etrafında değişik noktalarda bulunuyor.

Olağanüstü çeşitlilikte ve pahada cam ürünleri sayısız mağazada görücüye çıkmış vaziyette. Bazı dükkanlarda gösteri mahiyetinde cam işleme sanatı gösteriliyor. Bu adanın içinde de kanallar var. Dolayısıyla caddenin bir tarafı kanalın bir tarafında diğeri de kanalın karşısında arada sayısız yaya köprüleri var. Meşhur cam müzesini bulmak istiyoruz. Ama her sorduğumuz elini uzağa sallamaya devam ediyor. İsrarla bulmak için çabalıyoruz.














Sonunda birkaç yaya köprüsünde kanal aşarak müzeyi buluyoruz. Ancak gezmek için asgari 1,5-2 saat gerekiyor. Oysa biz sadece bulmak için neredeyse bir saatimizi harcadık. Geriye dönüyor ve bir şeyler atıştırdıktan sonra Venedik San Marco meydanına kalkan vaporettoya yetişiyoruz. Eğer güzel cam ürünleri almak ve Murano’yu adam gibi gezmek istiyorsanız asgari bir gününüzü bu adaya ayırmanız gerekiyor. Benden söylemesi.


4 Ocak 2016 Pazartesi

METELKOVA (Avtonomni kulturni center Metelkova mesto)

Şimdi Ljubljana’nın son derece ilginç bir mekanını gezerek bu şehre veda edeceğiz. Eylül 1993’e kadar Yugoslav Askeri birliklerinin kışlası olan mekan (yaklaşık 12.500 m2) Metelkova Ulica’nın hemen üzerinde yer alıyor. Trieste-Zagrep yolunun üzerinde ve Eskişehir merkezine yaklaşık 1 km kadar uzaklıkta.
1993’den itibaren bir grup aykırı Sloven genç tarafından kullanılmaya başlanan mekanda halen bir çok bar, galeri, stüdyo ve hostel bulunmakta. Gençler burayı aykırı bir şehir haline getirmişler. Polisin buraya pek uğramadığı söylenmekte.
Free, Caz, Rock, Punc rock, Heavy Metal, Noise, Techno gibi bir çok müziği duyabileceğiniz mekan 1994’de dazlakların baskınına uğramışsa da bugün yoklar.
Girişte biraz ürkmeniz normal. Biraz uyuşturucunun kullanıldığı belirtilen mekanlarda temel değer başkasını rahatsız etmemek. Ayrıca yaratıcılığın sonunun olmadığı gösteren eserler aklınızı başınızdan alıyor ve yaratıcılığa saygı duyuyorsunuz.
 Özgünlüğün, özgürlüğün ve yaratıcılığın buluştuğu ilginç bir mekan